Yer ve Şey Hissi – İnsanın İnsana Teması

YER VE ŞEY HİSSİ – İNSANIN İNSANA TEMASI 2

Kaçış Adası, Sahil Çizgisi Paradoksu ve İleri Dönüşüm

2012’de Sinopale’ye katılımım esnasında gerçekleştirdiğim ‘Kaçış Adası’ işim, Türkiye’nin en kuzey ucu olan İnceburun’da bu noktanın az ötesindeki bir kayalığa bir korsan bayrağı dikme teşebbüsü ile ilgiliydi. Bu kayalık, boyutu ve konumu itibariyle sınırları belirlenemeyecek bir kara parçası. Kimi zaman poyrazla dalgaların altında yok olan, kimi zaman tümüyle ortaya çıkan girift bir yüzeye sahip, ana karanın bir kaç adım ötesine sıçramış bir adacık. Türkiye’nin en kuzey ucu adlandırılan İnceburun’un gerçekten en kuzey noktası o halde neresi? Bu noktanın tam olarak konumlandırılması hemen hemen imkansız, çünkü adacığın görünümü her an farklı. Küçük ölçekli haritalarda bu konumun belirtilebilmesi mümkün, ancak detaya indikçe, haritanın bilimsel doğruluğu sorgulanır hale gelmekte ve karşımıza değişken ve sorgulanabilir sınırlar çıkmakta. Haritalarda ölçek büyüdükçe daha çok detay gördüğümüzden fraktal olarak sahil çizgilerinin uzunluğu giderek artar ve sınırsız olarak büyür. ‘Sahil çizgisi paradoksu’ (coastline paradox) olarak adlandırılan bu matematiksel fenomeni bilimsel olduğu kadar sanatsal bir kavram olarak da ele almak mümkün. Şeylerin ve yerlerin özüne indikçe, ve yakınlaştıkça, yeni yönlerini keşfederiz ve doğru bildiğimizi sandığımız yönlerini sorgularız. Senelerce içinde yaşadığımız bir mahalleye ilk kez gelip gördüğümüz zamanki gözlerle bakmamız artık imkansızdır. Bu insan ilişkileri için de geçerli. Yerler ve şeyler evrilir, deforme olur, ve her seferinde yeniden anlamlandırılır. Her yeni an, bir önceki bütün anların toplamı olarak kendini bulur. Sinop’ta bulunduğum sene ‘Kaçış adası’nın aynı açıdan farklı anlarını fotoğraflamıştım.  Mürteza Fidan’nın ‘Yer ve Şey Hissi, İnsanın İnsana Teması’ başlıklı küratöryel metninden yola çıkarak, adacığın bu fotoğraflardaki farklı görünümlerini seramikten yaptığım heykeller ile cisimleştirerek dairesel bir enstalasyona dönüştürüyorum. Saati andıran bu dairesel yerleştirme hareketli bir gif dosyası olarak izlenebilir ve fotoğrafları da içeren interaktif bir dijital sunum dosyası olarak incelenebilir.


Sümer Sayın’ın Sinopale 4 kapsamında gerçekleştirdiği “Kaçış Adası” isimli esere arşivimizden ulaşabilirsiniz. “Kaçış Adası, 2012” için tıklayınız. 

 

PROJE: YER VE ŞEY HİSSİ – İNSANIN İNSANA TEMASI

Günümüz insanının kendisi hakkındaki hisleri, ekonomi ile inançları arasındaki çatışmadan nasibini almaktadır. İnancın zamanı ve mekanı merhamet güçlerine dayalıyken, ekonominin zamanı ve mekanı saldırganlık güçlerine dayanmaktadır.

Kapitalist ekonominin büyüme hırsının yarattığı küresel-tektipleştirici tüketim kültürü bizleri özellikle metropollerde hız ve hareketin içine iterek yer ve şeylerle bağımızı kopararak dokunma krizine sokmaktadır. Bundan böyle insanı ’’insana’’ karşı duyarsızlaştıran bu kayıtsızlık etiğine karşı meta-ekonominin kontrolsüz büyüme arzusundan vazgeçip kontrollü küçülme tevazusunu göstermemiz gerekmektedir.

PROJE HAKKINDA DAHA FAZLA DETAY İÇİN TIKLAYINIZ.