Bu Osmanlı odasında bir kafatasının içi ile tarihi bir odanın iç mekânı sembolik olarak birbirinin içine geçmektedir. Üzerinde belli bazı şekillerin katmanlar halinde yer aldığı gazete kağıtları odanın duvarlarını süslemektedir. Kilim desenleri ile insan beyninde yer alan serebral giruslardan oluşan bu şekiller bize Osmanlı süslemelerini hatırlatmakta. Anmayla ilgili beynin hangi yarısı biyografilerimizde anahtar rolünü üstlenir? Hangi alanlar bizim vicdanımıza ve bilincimize duhul eder? Uzamla ilgili hangi deneyimler kültürler arası nitelikte işlev görür? Hangi düşlenen, medyalaştırılan veya gerçekten var olan uzamlar çevremizi algılarken fark etmemizi sağlar? Odanın ortasında yer alan ekrandaki kısa animasyon film tüm bu soruları emerek yansıtıyor ve onları gerçeküstü bir şekilde yoğunlaştırıyor.
Enstalasyon, gazete kağıtları üzerine kara çini mürekkep ve ter, pastel boya, ekran ve “Phonophobia” adlı film, 2’30 dakika.

