
Konuksever Deniz dizisinin altıncı bölümünde Evrim Kavcar , Tuce Erel ve Serdar Akliman’la üretim sürecine yönelik diyalogları izinde yeni süreçlerin imkanını aralıyor.
“Teşekkürler:
Cemalettin Kaya’ya Sabahattin Ali’nin “Rüzgar” isimli şiirinden bahsettiği için, Aylin Tekiner ve Teresa Henriques’e hazırlık sürecinde sohbetleri için, performans sanatçısı Fulya Peker’e rüzgar şiirini denizaşırı seslendirip yollayışı için, Eşref Yıldırım’a Sinop yürüyüşlerimizde eşliği için, Erkan Akliman’a rüzgar türbini konusunda deneyimlerini paylaştığı için, Eşref Bey’e Serdar Akliman ile tanışmama vesile olduğu için, Serdar Akliman’a “Rüzgar” fikrinin ona da bulaşmasına izin verdiği, teknik problemleri çözmek için emeğini, malzeme birikimini, tüm pratikliğini esirgemediği ve nadireler kabinesi atölyesini, buraya üç sene önce bağlamasını tamir etmek için giren ve her gece çalışmayı pratik haline getiren Kazım Semerci ile tanıştırdığı için, Kazım Semerci’ye bir haftalık tatilinde Serdar Akliman’la kafa kafaya vererek Rüzgar’ın inşasına geçen tüm el ve zihin emeği, kendi üretimlerini paylaşımı için, Şener Olgaç ve Emre Ovalı’ya teknik birikimleri ile kafa yordukları için, atölyesindeki hiçbir malzemeyi çöpe atmadan dönüştürme beceri ve bilgisine sahip Eşref Baş’a tekrar, atölyesine astığı ve aynısını Akliman Dijital’in duvarında da gördüğüm fotoğraf için, Berrin Hanım’a eski PTT’nin önünde kesilmiş olan palmiye yapraklarını toplayıp getirdiğimde yaprakları örme denemesine ve tamirine hemen katılıverdiği ve çözümler ürettiği için, küratörler ve Sinopale gönüllülerine misafirperverlikleri için, özellikle sevgili Aslı Çetinkaya’ya Sinopale’ye daveti ve tamir fikri üzerine paslaşmalarımız için.” Evrim Kavcar

Geçmiş 7 edisyonda yer alan yerel ve uluslararası sanatçılar, küratörler ve akademisyenler ile yerel STK’lar ve halk tarafından gerçekleştirilen kapsamlı prodüksiyonlara dayanan Sinopale’nin bu projesi, Avrupa’nın ve Avrasya’nın kalbindeki dünya fenomeni Karadeniz’in tarihine, coğrafyasına, politikasına ve kültürüne odaklanıyor.
Dünyanın şu anda karşı karşıya olduğu tüm siyasi, ekonomik, çevresel felaketler bir yana, SU’yun geleceği daha elzemdir.

